Otistik Engelli midir ?

Bahar

New member
Otistik Engelli midir? Bir Hikaye Üzerinden Düşünmek

Merhaba,

Bugün size, otizmli bir çocuğun hayatı üzerinden toplumsal algıları, empatiyi ve çözüm odaklı düşünmeyi sorgulayan bir hikaye paylaşmak istiyorum. Hikayenin kahramanları, birbirinden farklı bakış açılarına sahip iki kişi: Elif ve Kemal. Bu iki karakter aracılığıyla, hem otizmin toplumsal anlamını hem de engel kavramının ne anlama geldiğini sorgulayan bir yolculuğa çıkacağız. Gelin, birlikte bu yolculukta Elif ve Kemal’i tanıyalım ve onların perspektifinden otizme dair sorular soralım.

Elif ve Kemal’in Yolculuğu: “Engel mi, Farklılık mı?”

Elif, bir sabah güneşin doğuşunu izlerken derin bir düşünceye dalmıştı. Bir yanda toplumsal algılar, diğer yanda ise hayatta bir amaca yönelik harekete geçmek isteyen o kadar çok insan vardı ki… Günlerden bir gün, Elif’in hayatına Kemal, otizmli bir çocuğu olan yakın arkadaşı Zeynep’i tanıttı. Zeynep’in oğlu Baran, beş yaşındaydı ve otizm spektrumunda yer alıyordu.

Baran’ı ilk kez gördüğünde, Elif onun farklı bir dünyada yaşadığını hissetti. Baran, başkalarıyla iletişim kurarken zorlanıyordu. Göz teması kurmuyor, bazen yalnızca belirli bir objeyle ilgileniyor, bazen de etrafında dönerken bir ritüel oluşturuyordu. Ancak Elif, Baran’a dair ilk izlenimlerinde, ona daha dikkatli bakmak gerektiğini düşündü. Zeynep, Elif’e Baran’ın otizmini anlatırken, Elif içinde bir sorunun varlığını hissediyordu: “Baran engelli mi? Yoksa sadece dünyayı bizden farklı mı algılıyor?”

O sırada Elif, Kemal’i hatırladı. Kemal, mühendislik alanında çalışan bir arkadaşıydı ve çok stratejik düşünen, çözüm odaklı bir kişiydi. Elif, ona bu soruyu sormaya karar verdi. Kemal, Elif’in endişelerini anladı ve “Engel kelimesi ne kadar dar bir tanım,” dedi. “Baran’ın dünyası farklı, evet, ama farklılık engel demek değil. Engeller, toplumun nasıl yapılandığına ve ne kadar esnek olduğuna bağlı. Bizim dünyamızda Baran’ın yerine biz de geçebilirdik, değil mi?”

Toplumsal Algı ve Tarihsel Bakış: Engel Kavramının Evrimi

Elif, Kemal’in söylediklerinden etkilenmişti, ancak hala toplumun Baran’ı nasıl gördüğünü merak ediyordu. Tarih boyunca, engellilik genellikle bir yetersizlik olarak algılanmış ve bu kişiler çoğu zaman toplumdan dışlanmıştır. Eski toplumlarda engelli bireyler genellikle göz ardı edilir, bazen ise zararlı olarak nitelendirilirdi. Ancak modern toplumlarda, engellilik kavramı giderek daha geniş bir bakış açısıyla ele alınmaya başlandı.

Kemal, Elif’e şöyle devam etti: “Zamanla engellilik algısı değişti. Eskiden ‘engelli’ demek, ‘yetersiz’ demekti. Ama artık, engel, yalnızca fiziksel ya da zihinsel kapasitenin eksikliği değil. Toplumun kişilere sunduğu fırsatlar ve engeller de buna dahil. Baran’ın yaşadığı zorluklar, bizim yarattığımız toplumsal sistemin ona sunduğu engeller olabilir.”

Elif, Kemal’in bu sözlerine iyice kafasını yormaya başladı. O güne kadar, “engelli” kelimesini yalnızca fiziksel eksiklikler veya zorluklarla ilişkilendirmişti. Fakat otizmli bireylerin yaşadığı dünyadaki engeller, daha çok toplumsal bir yapı ve anlayış eksikliği gibi görünüyordu.

Kadınların Empatik Yaklaşımı ve Erkeklerin Çözüm Odaklı Düşünmesi: İki Farklı Perspektif

Elif’in kafasında birçok soru vardı. Zeynep, otizmli çocuğu Baran ile ilgili oldukça empatik bir yaklaşım sergiliyordu. Her anını Baran’ın ihtiyaçlarına göre yönlendiriyor ve her hareketini anlamaya çalışıyordu. Zeynep’in gözlerinden, Baran’a olan sevgisi ve onu en iyi şekilde anlamak için gösterdiği çaba hemen fark ediliyordu.

Kemal’in bakış açısı ise çok farklıydı. Baran’a daha çok çözüm odaklı yaklaşmayı önerdi. Ona, otizmli bireylerin daha fazla toplumsal katılım sağlarken nasıl başarılı olabileceklerini araştırmaya yönlendirdi. Kemal, Zeynep’e, Baran’ın eğitimi ve günlük yaşamda daha fazla bağımsızlık kazanması için bazı pratik öneriler sundu. Ancak Elif, Kemal’in yaklaşımının bazen soğuk ve uzak göründüğünü düşündü. Zeynep ise her adımında, Baran’a gösterdiği sabrı ve şefkati daha fazla ön planda tutuyordu.

Engel mi, Farklılık mı? Toplumsal Dönüşüm ve Yeni Bir Bakış

Zeynep’in Baran’a karşı gösterdiği empati, Elif’in düşündüğü şekilde, toplumların engelli bireylere yaklaşımında değişen bir bakış açısını yansıtır. Baran, sadece engel oluşturmuş bir birey değil; aksine, toplumun ona nasıl bir alan sunduğuna göre şekillenen bir farkı temsil ediyor.

Hikayenin sonunda, Elif ve Kemal arasında ilginç bir sohbet yaşandı. Elif, “Peki, Baran’ın yaşadığı dünyada engel olarak görülen şey, bizim toplumumuzda gerçek bir engel mi?” diye sordu. Kemal, “Toplumun engellere bakış açısındaki değişiklik, bu kişilerin toplumsal katılımını artırabilir. Ama bu sadece bireylerin çözüm odaklı yaklaşımıyla mümkün olabilir,” dedi.

Sonuç olarak, Elif, otizmli bireylerin yaşadığı zorlukların engellilikten çok, daha çok toplumsal uyumsuzluklardan kaynaklandığını fark etti. Kemal ise, toplumun daha esnek ve kabul edici olması gerektiği fikrine katıldı. İkisi de, engel kavramını sorgularken toplumsal bir dönüşümün gerekliliğine ikna oldular.

Sonuç: Farklılıklar ve Toplumsal Kabulleniş

Hikayemizi burada sonlandırırken, bir soruyla sizi bırakmak istiyorum: Sizce, bir bireyin otistik olması, onu engelli kılar mı? Toplum olarak, engellilik kavramına nasıl yaklaşmalıyız? Farklılıkları anlamak ve kabul etmek, gerçekten toplumları daha güçlü kılar mı?
 
Üst