Tek gözü görmeyen yüzde kaç rapor alır ?

Mert

New member
Tek Gözü Görmeyen Yüzde Kaç Rapor Alır?

Bu soruyu kendime sorarken, gözlerimle dünyayı nasıl algıladığımı düşündüm. Bazen gözlerimden birinin eksik olduğunu hayal etmek bile zor geliyor. Ancak bir gözünü kaybetmek, sadece görme yeteneğini değil, yaşamın birçok yönünü etkileyebilir. Tek gözle yaşamak, özellikle görme engellilik raporu almayı gerektirebilir, ama bu rapor oranı nasıl belirleniyor? Gerçekten tek gözü görmeyen birinin raporu, toplumda nasıl algılanıyor ve bu durumun yasal, sosyal ve duygusal yansımaları neler?

Bu yazıda, bu soruyu farklı açılardan ele alacak, toplumsal etkileri ve hukuki çerçeveyi de göz önünde bulunduracağım. Deneyimlerim ve gözlemlerimle konuyu derinlemesine incelemeye çalışacağım.

Tek Gözü Görmeyen Kişilere Verilen Rapor Oranı

Türkiye’de engellilik raporları, özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Devlet Hastaneleri tarafından düzenlenmektedir. Bir kişinin görme kaybı durumu, sağlık raporu almada önemli bir yer tutar. Ancak tek gözünü kaybeden bir kişi için bu rapor oranı genellikle %30 civarındadır. Bunu daha yakından anlamak için görme kaybı oranları nasıl hesaplanır ve hangi kriterlere göre engelli raporu verildiğini açıklamak gerek.

Görme kaybı oranları, genellikle gözdeki görme keskinliği ve görsel alanın kaybı dikkate alınarak hesaplanır. Bir kişinin tek gözü tamamen görmüyorsa, buna rağmen rapor oranı %40’tan düşük olabilir. Bunun nedeni, tek göz kaybı durumunda kişinin hayatta işlevselliğini büyük ölçüde sürdürmesi ve günlük faaliyetlerini çoğunlukla tek gözle de gerçekleştirebilmesidir. Görme engelli raporu almak için genellikle her iki gözde de kayıpların olması ve bu kayıpların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemesi gerekir. Ancak bu, kişisel durumdan kişisel duruma değişen bir konudur.

[color=] Hukuki Çerçeve ve Engelli Raporu Hesaplama Yöntemi

Engelli raporu belirlerken, Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği kriterler, görme kaybı yaşayan bireylerin alacağı rapor oranını netleştirir. Sağlık raporu alırken, görme engelli bireylerin her iki gözde de belirli bir görme kaybı yaşaması beklenir. Örneğin, her iki gözde de %50 görme kaybı yaşayan bir birey, %100 engelli olarak değerlendirilebilir. Ancak tek göz kaybı durumu farklı bir değerlendirmeye tabi tutulur ve çoğu zaman bu durum %40 veya daha düşük bir engelli raporuyla sonuçlanır.

Bir gözün görmemesi, hayatta yapılacak pek çok faaliyeti, özellikle tehlike anlarında kısıtlayıcı bir durum yaratabilir. Ancak, tek gözle yapılan günlük yaşam aktiviteleri, iki gözle yapılacaklardan daha farklıdır. Örneğin, sürücülük gibi aktivitelerde, tek gözlü bir kişi genellikle gözlük ve özel izinler alarak sürüş yapabilir, ancak bu durum yine de her zaman engellilik raporunun oranını belirlemez. İşlevsellik ve yaşam kalitesindeki değişim, engellilik oranının belirlenmesinde daha fazla dikkate alınır.

Kadınların Empatik ve Sosyal Yaklaşımı

Kadınlar, toplumsal normlar gereği daha empatik ve duyarlı bir bakış açısı geliştirme eğilimindedirler. Tek göz kaybı gibi durumlar, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sosyal hayatta da zorluklar yaratabilir. Kadınların sosyal rollerinin ve toplumdaki konumlarının, engellilik raporu alma sürecinde etkili olup olmadığını tartışmak önemlidir.

Kadınlar, tek göz kaybı yaşadığında, bunun toplumsal etkilerini daha yoğun hissedebilirler. Görme kaybı, fiziksel sınırlamalara ek olarak, kadınların toplumsal ilişkilerini, iş gücü katılımlarını ve aile içindeki rollerini de etkileyebilir. Ayrıca, kadınların daha fazla duygusal baskıya tabi tutulduğu bir dünyada, tek gözlü bir kadının toplumda dışlanma veya daha az destek görme ihtimali olabilir.

Kadınların engellilik raporu alırken, bu tür sosyal engellerin daha fazla farkında oldukları söylenebilir. Tek göz kaybı yaşayan bir kadının, bu kaybın toplumsal, duygusal ve psikolojik etkileriyle başa çıkması, erkeklerden farklı olabilir. Toplumsal baskılar ve iş yaşamındaki eşitsizlikler, kadınların engellilikle ilgili deneyimlerini derinden etkileyebilir.

[color=] Erkeklerin Çözüm Odaklı ve Analitik Yaklaşımı

Erkekler, çoğunlukla çözüm odaklı ve daha analitik bir bakış açısına sahip olurlar. Tek göz kaybı gibi bir durumla karşı karşıya kaldıklarında, odakları daha çok çözüm üretmeye yönelik olur. Birçok erkek, tek gözle yaşamanın günlük yaşamda yaratacağı işlevsel kayıpları azaltmak için teknolojiye ve tıbbi çözümlere yönelebilir. Örneğin, gözlük, lens ya da özel eğitimlerle tek göz kaybı yaşayan bireyler, kendi yaşamlarını daha rahat yönetebilirler.

Ancak, erkeklerin engellilikle ilgili bakış açısının genellikle işlevselliğe dayalı olduğunu gözlemlemek önemlidir. Erkekler için engellilik, çoğu zaman işlevsel kayıpların ve bu kayıpların yaratacağı zorlukların bir değerlendirmesidir. Görme kaybı yaşayan bir erkek, iş gücü ve fiziksel aktivitelerde kısıtlamalar yaşasa da, engellilik raporunun yalnızca fiziksel bir durumu yansıttığını düşünebilir. Toplumsal ve duygusal etkiler, erkeklerin analizlerinde genellikle daha az yer bulur.

Sonuç ve Tartışmaya Davet

Tek göz kaybı, görme engelliliği durumunda çoğu zaman %30-40 arasında bir rapor ile sonuçlanmaktadır. Ancak bu oran, kişisel yaşam kalitesine, işlevselliğe ve toplumsal etkilerle değişebilir. Görme kaybı yaşayan birinin yaşadığı zorluklar, yalnızca fiziksel bir durum değil, aynı zamanda duygusal ve toplumsal etkilerle şekillenir. Kadınlar, toplumsal normlardan dolayı bu etkileri daha derinlemesine hissedebilirken, erkekler daha çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyebilirler.

Peki sizce, tek göz kaybı yaşayan bir kişinin engellilik raporunda daha adil bir değerlendirme nasıl yapılabilir? Toplumsal etkiler, engellilik raporu sürecine dahil edilmelidir? Görme kaybının toplumsal etkileri hakkında düşünceleriniz neler?
 
Üst